WEB SİTEMİZE GİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ
KAMUOYUNA ÖNEMLE ARZ EDERİZ
Gerek çeşitli yayın kuruluşları gerekse çeşitli topluluk ve organizasyonlar tarafından Tarım Bakanlığı, Biyogüvenlik Kurulu, bağlı bulunduğumuz dernek ve firmamız, haksız ve mesnetsiz bir şekilde GDO mevzuat ve uygulamaları konusunda suçlanmaktadır. Çeşitli şahıs, STK ve basın yayın organları ise kamuoyuna yanlış bilgi aktarılarak, tamamen ilim ve bilimden uzak yorum ve bilgiler ile hem devletin kurumlarını hem ticari işletmeleri karalamaktadır. Bu karalamalara maruz kalan firmalardan biri de bizim firmamızdır. Oysaki gerçekler bambaşkadır. 1.) Şirketimiz özellikle proteinler konusunda Türkiye'nin en büyük firmalarında birisidir. Kurucuları 2000 yılından beri gıda sanayi için bitkisel (soya) ve süt proteinleri ithalatını yapmaktadır. 2000 senesinden beri ise GDO'suz ve sertifikalı ürün ithal ederken sürekli haksız rekabet yaşandığına dair serzenişlerde bulunmaktaydık. GDO'suz ürün ithal ederken rakip firmalar GDO'lu ürün ithal ediyordu ve GDO'suz ürün ile GDO'lu ürün arasında ki fiyat farkı haksız rekabet oluşturuyordu. 2009 senesine kadar ise bir denetim mekanizması söz konusu değildi. Ancak 2009 senesi sonrası ile GDO denetimleri başladı ve şu anda kanunen en son halini aldı ve kanuna dayalı gerekli düzenlemeler ise titizlikle yapılmaktadır.
2.) Kamuoyu aldatılmaktadır!!! Yeni kanun ve uygulama, Türkiye'yi GDO'lu ürün cenneti yapmak bir yana katı ve sıkı kurallar ile denetim ve gözetim altına almaktadır. 2009 senesi öncesi GDO'Lu ürünler ile ilgili tabiri yerinde ise tam bir yol geçen hanı olan ülkemizde tüm gen çeşitleri ciddi bir kontrol atına girmiş, tüm sınırlar GDO'lu ürünlere kapatılmış ve tüm gen çeşitleri Biyogüvenlik Kurulu tarafından tek tek incelenerek bir karara bağlanmaktadır. Biyogüvenlik Kurulu bağımsız bir kurum olup devletin hiçbir kademesinden emir almaz, hiçbir kurum ve kişiye özel bir uygulama yapmaz.
3.) Türkiye'ye ithal edilecek hiçbir gıda ürünü şu anda GDO'lu olarak ithal edilemez ve Kanun yürürlüğe girdiği günden beri ithal edilmedi. GDO'lu ürünü bırakınız GDO'suz üründe ithal edilemiyor. Bulaşıklık ve VAR/Yok testi konusunda bir limit henüz belirlenmedi.
4.) Şirketimizin yapmış olduğu 3 soya çeşidinin (MON 40-3-2, A2704-12 ve MON89788) gıda amaçlı kullanımına izin verilmesi yönündeki başvurumuz ise tamamen mevzuat gereği yapılan bir başvurudur. BURADA ÇOK ÖNEMLİ BİR HUSUS ATLANMAKTADIR. ŞİRKETİMİZ , GDO'LU ÜRÜN İTHAL EDİLMESİNİN ÖNÜNÜN AÇILMASINI İSTEMEMEKTEDİR. Ancak mevzuat gereği VAR/YOK test limiti henüz belirlenmemiş ve artık bıçak kemiğe dayanmıştır. AB'ye uyum gereği %0,9 oranında altında kabul edilmiş genlerden herhangi birinin varlığı ürünün GDO’suz olduğu anlamına gelir. Ancak bunun için önce gen onaylanması gerekiyor mevzuat gereği. Daha sonra %0,9 belirlenecektir. Dünyada ise 3 soya geni vardı ve başvurular bu sebeple yapılmıştır. Ancak dünya genelinde kabul edilebilir minimum test oranı (gen için var/yok testi) hatasız sonuç vermesi için %0,1 olarak belirlenmiştir. Çünkü %0,1 altında bir limit ile yapılan testlerin sonucu daima teknik olarak kaçınılamaz veya tesadüfi dipnotu ile tanımlanmaktadır. %0,1 üzeri testler ise net GDO'lu veya GDO'suz sonucunu verir ve hangi gen olduğu tespit edilebilir. Ancak esasen bizler zaten GDO’lu ürün ticareti yapmak istemiyoruz ki… Bizler %0,1 olsun demekteyiz. Ancak bu konuda yaptığımız birçok başvuru neticesinde hep gen başvurusu yapın cevabı aldık. Bizler bu başvuruyu yapmaya MECBUR BIRAKILDIK!!! Namusu ile ticaret yapmak isteyenin ticaret hakkı elinden alınıyor. Bu hangi Anayasaya, hangi ticaret kanununa uygundur?
5.) Bakanlığa, Biyogüvenlik Kuruluna, Bağlı bulunduğumuz derneğimize ve firmamıza akıl almaz bir şekilde saldıran tüm kişi,STK ve basın yayın organları ve mensuplarına şu soruyu sormak istiyoruz… Diğer bulaşıkların, örneğin civa, kurşun, nitrat ve diğer toksik maddelerin gıdalara hangi miktar ve oranlarda bulaşabileceği hususunda limitleri belirleyen bir yönetmelik bulunduğundan haberdar mısınız? Haberdar iseniz bugüne kadar bu yönetmeliğe karşı bir aksiyon geliştirdiniz mi? Geliştirmediyseniz neden? Size ve organizasyonunuza göre GDO’lu ürünler civadan, kurşundan daha tehlikeli ve insan sağlığı için daha riskli midir? Öyle ise etik ve bilimsel gerekçeleriniz nelerdir? Tüm dünyada birçok gıda ürününde birçok test yapılmakta ve çeşitli zararlı bakterilerin, tolöre edilen varlıkları söz konusudur. Örneğin sütte somatik hücre sayısı (sağlıklı meme göstergesi) 100.000/ml ile üst sınırda belirlenmiş. 1.000.000- ise enfekte meme demek. Buradan ne sonuç çıkıyor? 100.000/ml ‘ye kadar süt veren ineğin memesi sağlıklı demek. Yani 0(SIFIR) değil. İşte GDO'da tartışılan esas konu budur. Firmamız ve TUGİDER bu limitler gibi bir güvenli limit belirlensin demektedir. Bu ise zaten dünyada %0,1 olarak belirlenmiş. Türkiye'de de bu limit olsun demekteyiz. Bunun için direk başvuru ise yapılamamaktadır. Bu sebeple GEN başvurusu yapılmıştır. Biyogüvenlik kurulu %0,1 için başvurumuz kabul ederse, bizler başkaca bir başvuruda bulunmamaya ve mevcut başvurumuzu geri çekmeyi planlıyoruz. Ancak yaşadığımız mağduriyet her geçen gün büyümektedir. Dünya'da geçerli sertifikalarımız ile %0,1 test limitli) ithal etmek istediğimiz ürünler ülkemizde bir laboratuarda GDO'lu (test limiti %0,01) diğerlaboratuarda (%0,1 test limitli) GDO'suz çıkmaktadır. Tam bir karmaşa vardır. Basın ise bilinçsiz bir şekilde ve konuya tam hakim olmadan yorum yapan kurum ve kişilerin yorumları ile yargısız infaz yapmaktadır.Bakanlık yetkilileri be Biyogüvenlik Kurulu haksız baskılar ile palyaçoya çevrilmiştir. Bu ülkeye yaptığı ticaret ile istihdam ve vergi sağlayan bizim gibi namuslu firmalar haddinden fazla mağdur edilmiştir.
6.) İlk aşamada yapılan Var/Yok testinde ki bulaşıklık sadece tarladan veya tohumun gen yapısından kaynaklı olmaz. Var/yok testinde ki bulaşıklık için birçok sebep vardır. Bulaşıklıktan daha önce DOĞRU TEST SONUCU ALMAK İÇİN %0,1 ŞARTTIR!!!. Bulaşılık sebebi, daha önce analize alınmış numune torbasında çıkıp havada asılı kalan tek bir toz zerresi dahi olabilir. İyi yıkanmamış nakliye araçları olabilir. GDO testi yapılan ortam veya makine kaynaklı olabilir. Test kitinden hata olabilir. Adı üstünde tesadüfi veya bulaşıklık. İşte sizlere çok güzel bir örnek. Soya'da mısır geni nasıl olur? Mısırda Şekerpancarı geni nasıl olur? Ama oluyor. Çıkıyor. Biz yaşadık bunu. İŞTE BULAŞIKLIK BUDUR. BU SEBEPLE VAR/YOK testinde BULAŞIKLIK test limiti vardır. Bu limit ise en sağlıklı %0,1'dir. %0 veya %0,01 ile test olmaz. Bu limit hatası düzeltilir ise birçok tartışmanın yersiz olduğu anlaşılacaktır.
7.) Yukarıda bahse konu bulaşıklık (var/yok testi) ile ilgili Biyogüvenlik Kurulundan ise gerekli adımları ivedi atmasını beklemekteyiz.
8.) Konu ile ile ilgili yayın yapan tüm basın kuruluşlarından ise daha duyarlı ve bilimsel yayınlar yapmasını beklemekteyiz. Kimlere hizmet ettiği belli olmayan, popülist yaklaşımlardan ibaret ve ilim ile bilimden uzak söylevleri haber yaparken iki kere düşünmesini beklemekteyiz.
9.) Şirketimiz hakkında ve girişimleri hakkında kamuoyuna yanlış bilgi veren şahıs ve kurumlar hakkında T.T.K 57/1 hükmü gereği yasal tedbirlere başvurulacaktır.
Saygılarımızla,
Ünak Gıda ve Kimya Ltd.Şti. |